Katil kocadan kan donduran ifade. "Bedriye'nin cesedini battaniyeye sarıp kayınvalidemle sohbet ettim"
İstanbul Kağıthane'de üç çocuk annesi Bedriye Karaçay, eşi tarafından boğularak öldürüldükten sonra cansız bedeni Sarıyer Ayazağa’daki ormanlık alanda bulunmuştu. Tutuklanan katil kocanın ifadesi ortaya çıktı.
İstanbul'da ortadan kaybolduktan sonra Ayazağa’da ormanlık alanda battaniyeye sarılı cesedi bulunan 24 yaşındaki Bedriye Karaçay'ın cinayeti itiraf eden eşinin ifadesi ortaya çıktı.
Olay, 21 Temmuz Salı günü saat 20.30 sıralarında Kağıthane ilçesi Telsizler Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre üç çocuk annesi Bedriye Karaçay, iddiaya göre eşi Volkan Karaçay ile evde yaşadığı tartışmanın ardından ortadan kayboldu.
Yakınlarının kadından haber alamaması üzerine 23 Temmuz Perşembe günü Ümraniye’de polise başvuran Gökhan G. "Yengeme 2 gündür ulaşamıyorum. Onunla evli olan kardeşim sorunlu biri. Ona bir şeyler yapmış olabilir. Hayatından endişe ediyorum." diyerek şikayetçi oldu.
Kayıp Şahıslar Büro Amirliği tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturmada polis haber alınamayan Bedriye Karaçay’ı bulmak için harekete geçti. Evine giden polisleri kapıda karşılayan Volkan Karaçay "Eşimle kavga etmiştik. O da bir taksi çağırarak evi terk etti. Şimdi nerede bilmiyorum." dedi. Polis Volkan Karaçay'ı teknik ve fiziki takibe alırken, olayla ilgili güvenlik kameraları da incelenmeye başladı.
POLİS 7 DAKİKALIK AYRINTI ÜZERİNDE DURDUYapılan çalışmalarda Volkan Karaçay'ın 22 Temmuz Çarşamba günü saat 03.45’te evinden otomobiliyle ayrıldığı Ayazağa'da ormanlık alana doğru gittiği belirlendi.
Aracıyla ormanlık alana giren Volkan Karaçay'ın yaklaşık 7 dakika sonra aynı yoldan hızla döndüğü görüldü. Bu gelişme üzerine ormanlık alanda yapılan aramada Bedriye Karaçay’ın battaniyeye sarılı cesedi yol kenarında bulundu. Cesedin ayak kısmında vahşi hayvanlar tarafından tahribat oluştuğu öğrenildi.
SUÇUNU İTİRAF EDEN KOCA TUTUKLANDIBu gelişme üzerine Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri Volkan Karaçay'ı yakalamak için harekete geçti. Gültepe’de bulunan evinden Ataşehir’e kaçan şüpheli Volkan Karaçay burada gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan şüpheli Volkan Karaçay çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
“EŞİM BANA CEVAP VERMEYİNCE SİNİRLENDİM”
Volkan Karaçay'ın emniyette verdiği ifadede şu iddiaları dile getirdi:
“21 Temmuz’da saat 20.00-21.00 sıralarında kayınvalidemlerin oturduğu sokakta kız isteme merasimi vardı. Ben de eşim ve çocuklarımla sokakta eğlenceye katıldım. Ben eşime eğlencedeyken sürekli 'Çocuklara birşey yedirmeyecek misin, saat kaç oldu' diyordum, eşim bana cevap bile vermedi. Biz bu esnada kayınvalidemde oturuyorduk, ben de cevap vermeyince sinirlenerek 'Hadi kalk gidelim eve' dedim ve kayınvalidemden çıktım. Arkamdan da eşim Bedriye Karaçay ve 4 ve 7 yaşındaki iki çocuğumla gelmekteydi. Önce ben hemen arkamdan da eşim ve 2 çocuğum evimize girdik.”
"ÖLDÜ MÜ DİYE KONTROL ETTİM"
Volkan Karaçay ifadesinin devamında, evin içinde eşi Bedriye ile kıskançlık tartışması yaşadıklarını iddia ederek şunları söyledi:
“Ben ona 'Yine sürekli telefonla oynuyorsun, biz başkalarının evinde yemek yemek zorunda mıyız' dedim. Sözlü olarak tartışmaya başlayınca ben evde bulunan iki çocuğuma da kayınvalideme gitmelerini söyledim ve çocuklarım evden gittiler. Çocuklar çıkar çıkmaz biz ikametimizin giriş kapısının hemen önündeki salon bölümünün tam ortasında tartışmaya devam ettik. O sinirle karşımda duran eşim Bedriye Karaçay’ın boğazını iki elimle sıkmaya başladım. Bedriye’nin hiç sesi çıkmadı can havliyle kapıya doğru elini uzattı fakat öldüğü için hareket edemedi. Ben hareketsiz kaldıktan sonra öldü mü diye kontrol ettim ve öldüğünü nabzından ve nefesinden anladım.”
"KAYINVALİDEMLE HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ SOHBET ETTİM"Volkan Karaçay'ın ifadesinde “Bedriye’yi sardığım battaniyeyi hatırladığım kadarıyla ayak kısmından, baş kısmından ve gövde kısmından bağladım ve salonda bu vaziyette bıraktım. Dışarı çıkarak 2 yan sokağımda bulunan sokağa kayınvalidemin evine gittim ve kayınvalidem Durdane’ye 'Kızın yine evden kaçtı' dedim. Kayınvalidem de her zamanki gibi bana 'Merak etme gelir' dedi. Ben de yaklaşık 1 saat kadar hiçbir şey olmamış gibi kapının önünde kayınvalidemle ve sokaktakilerle sohbet ettim. Çocukların uyuduğunu görünce yani saat 23.00 sıralarında evime tek başıma gittim ve evde oturarak sokağın tamamen boşalmasını bekledim.” dediği öğrenildi.
"CESEDİNİ ORMANA BIRAKTIM"Volkan Karaçay ifadesinin devamında ise şu iddiaları dile getirdi:
“22 Temmuz’da saat 03.30-04.00 sıralarında genelde benim kullanmış olduğum kayınvalidemin ruhsat sahibi olduğu gri renkli, aracı evimin yaklaşık 10 metre aşağısında bulunan aracımın yanına gittim. Aracı çalıştırarak evin kapısının tam önüne çektim ve çalışır vaziyette bırakarak eve girdim ve salondan cesedi kucağıma aldım. Aracın yanına gittiğimde arka sol kapısını açmak için cesedi yere indirdim ve kapıyı açtım. Battaniyeye sarılı cesedini aracın arka koltuğunun üzerine koydum. Sonrasında aracın yönü yukarıya doğru dönük olduğu için sokaktan aşağı inerek caddeye bağlandım. Hatta caddede aracımın gazı bittiği için birkaç dakika kenara çekerek aracı gazdan benzine aldım ve tekrar hareket ederek Ayazağa Ormanı'na doğru gittim. Ben Ayazağa Ormanı'nın girişinde bulunan hurdacıda daha önce kağıt işi yaptığım için çalıştığımdan biliyordum. Aynı zamanda kokina topladığımdan ormanı bilirim. Ormana evden çıktıktan sonra yaklaşık yarım saat kadar sonra varmıştım. Arabayla ormana girdim ve arabayı orada yolun sol tarafına yani cesedi bulduğunuz yerin hemen yan tarafına çektim. Arka sol kapıyı açarak Bedriye’nin cesedini battaniyeye sarılı vaziyette indirerek bıraktım. Arabaya binerek kendi evime doğru yola çıktım. Eve hiçbir yere uğramadan direkt geldim.”
"PARKEDEKİ KANI BEZLE SİLDİM"Volkan Karaçay'ın ifadesinin devamında "Evde kan var mı diye evi kontrol ettim. Salonda Bedriye’nin düştüğü yerde parkenin üzerinde her zaman bulunan muşambanın üzerinde 1 damla yaklaşık 1 cm genişliğinde Bedriye’nin burnundan akan kanı gördüm. Mutfağa giderek mutfaktan sarı renkli bez aldım ve yerdeki kanı onunla sildim ve bezi de ilk önce evdeki mutfakta bulunan çöpe ardından o çöpü de sokaktaki konteynere poşetin içerisine attım. Cesedi taşıdığım ve kayınvalidemin üzerine olan aracı hiç temizletmedim, yıkamacıya götürmedim." dediği öğrenildi.